Test Kategorisi 1

resim

KURAN DİNLE

En öne çıkarılan yazıya ait ön bilgiler ya da kısa bir açıklama...


ƏSRİN ETİRAFI:Rokfeller Türkiyəni necə çökdürdüklərini açdı

ƏSRİN ETİRAFI:Rokfeller Türkiyəni necə çökdürdüklərini açdı |  görsel 1
2011-ci ildə Suriyada vətəndaş qarşıdurması başlayandan bu yana Türkiyənin müəyyən qüvvələr tərəfindən müxtəlif yollarla müharibəyə cəlb edilməsinə cəhdlər göstərilir. Eyni zamanda, bir müddətdir ki, Qərb mediası Türkiyənin İŞİD-ə dəstək verməsi barədə təbliğat materialları yayımlayaraq, ölkəni terror təşkilatı ilə əlaqədə ittiham edir. Paralel olaraq isə PKK ilə əldə olunan sülh razılaşması və ölkədə yaranmış stabilliyi pozmaq, kürd-türk problemini dərinləşdirmək üçün bütün mümkün vasitələrdən istifadə özünü göstərməkdədir. Supergüclərin digər dövlətləri öz maraqları çərçivəsində qarışdırması və zəiflətməsi həmişə müzakirə mövzusu olub. Onların bu ssenarisini isə bu günə qədər ən açıq şəkildə yəhudi əsilli amerikalı milyarder Devid Rokfeller etiraf edib. Rokfellerin məşhur etirafları zaman-zaman... ...Kaynak : realistadilaz.blogcu.com

Dursun Ali Erzincanlı | Özenle Seçilmiş 50 Parçalık

Dursun Ali Erzincanlı | Özenle Seçilmiş 50 Parçalık |  görsel 1
Dursun Ali Erzincanlı | Özenle Seçilmiş 50 Parçalık |  görsel 2
<iframe width="650" height="360" frameborder="0" src="http://kuranianlamak.web.tv/embed/ccq1225tnlm/1/0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe> Dursun Ali Erzincanlı (d. 1969, Erzurum, Türkiye). Türk Sanatçı, şair. Babasının adı Osman, Annesinin adı ise Meliha’dır. Abdurraman Şerif Beygu İlköğretim Okulu’nu bitirdikten sonra, bir bölümü Gürcükapı Camii’nde, diğer bölümü de Erzurum Müftülüğü’nde olmak üzere üç yıl Kur’an kursu talebeliği yaptı. Diyanet İşleri Başkanlığının İmam Hatip Liseleri arasında 1990 yılında tertip ettiği Hutbe Yazma ve Okuma yarışmasında Erzurum il birincisi, Doğuanadolu Bölge Birincisi ve Türkiye İkincisi olmuştur. 1992 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arşivcilik Bölümü’nü kazanması nedeniyle ailesiyle birlikte Hayallerimin şehri dediği İstanbul’a geldi. Özel radyoların yayın hayatına girmesinden kısa bir süre sonra Moral Fm’de program yapmaya başladı. Moral Fm"de, geçen ilk 10 yıldan sonra Semerkand Radyo'da programcılığa devam etti. 2000 yılında Yazdığı ilk Naat-ı Şerif’i olan "Faran Dağları'nda Açan Savgili", şiir albümüne dönüştü ve En Sevgili’ye adıyla başlayacak bir serinin ilk albümü oldu. Hz. Muhammed’in (S.A.V.) şerefli hayatını konu alan bu şiir albümlerinin sekizincisi olan "Adın geçer" isimli albüm 2009 yılında çıktı. Yönetmenliğini Nazif Tunç’un yaptığı Veysel Karani ve Rabia filmlerinde başrolde oynadı. Evli ve üç çocuk babasıdır....

En seçkin ilahiler (6)16 eser turkısh Islamic music.p

En seçkin ilahiler (6)16 eser turkısh Islamic music.p |  görsel 1
En seçkin ilahiler (6)16 eser turkısh Islamic music.p |  görsel 2
<iframe width="650" height="360" frameborder="0" src="http://kuranianlamak.web.tv/embed/zedckbytfiu/1/0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe> İLAHİ NEDİR İlahi, Allah’ı övmek, O’na dua etmek ve en büyük aşkın Allah aşkı olduğunu belirtmek amacıyla yazılmış makamla okunan dini tasavvufi halk edebiyatı nazım şeklidir. Arapça kökenli bir kelimedir. Bir başka kullanımı da şaşma ve sitem bildiren ünlemdir. İlahiler çok eski zamanlardan bu yana dinlerin ve inançların önemli bir parçasını oluşturmuştur. Her dinin ilahilere farklı bir bakışı vardır. Her dinin farklı ilahileri vardır. İlahiler bir dinin kutsal metinlerinin bir parçasını oluşturup, kutsi bir mahiyete sahip olabilir veya sadece o dinin inandığı Tanrı veya tanrısal mefhumları övmek için inananlar tarafından yazılmış, kutsiyeti bulunmayan metinler de olabilirler. İlahiler çoğu dinde din eğitiminin önemli bir parçasıdır. Bazı dinlerde ve inanışlarda ilahi söylemek bir tür ibadettir. Fakat ilahi söylemek çoğu inanışta belirli ibadetlerin sadece bir parçasını oluşturur. İlahiler tarikatlara göre değişik isimler alır. Mevlevilerde ayin, Bektaşilerde nefes, Alevilerde deme(deyiş), diğer tarikatlarda cumhur ve ilahi adını alır. İlahinin özellikleri şunlardır: Kendine özgü bir ezgiyle okunur. Hem koşma, hem semai biçiminde ve hem hece hem de aruz ölçüsüyle yazılmıştır. Hece ölçüsünde 7, 8 ve 11 ‘li kalıplar tercih edilmiştir. Dörtlüklerden oluşur. Dörtlük sayısı 3 ila 7 arasında değişir. Genelde şiirin içinde şairin mahlası geçer. İlahi denince akla ilk gelen Yunus Emre dir. Yunus Emre, şiirlerini halkın anlayabileceği sade bir dille yazmıştır. Hec...

Seddülbahir 32 Saat 2.Bölüm

Seddülbahir 32 Saat 2.Bölüm |  görsel 1
Seddülbahir 32 Saat 2.Bölüm |  görsel 2
<iframe width="650" height="360" frameborder="0" src="http://hayatfilim.web.tv/embed/2byhgz6npb6/0/0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe> İLK ŞEHİTLER ANITI VE SEDDÜLBAHİR KALESİ                             Çanakkale şehitler abidesini ziyaret ettikten sonra Morto koyundan yolumuza devam ediyoruz. Yol ileride ikiye ayrılıyor İlk Şehitler anıtın gösterdiği istikamette yolumuza devam ediyoruz. Karşımıza Seddülbahir (denizin seddi) köyü çıkıyor. Köy içinden düz olarak yola devam ettiğimizde İlk Şehitler anıtına ve Seddülbahir kalesine varıyoruz.  Osmanlı donanmasının 1657 yılında IV. Mehmet zamanında, Venedik, papalık ve malta gemilerinden oluşan donanmaya bugünkü kepez açıklarında yenilmesinden dolayı Çanakkale boğazının tahkimi için yeni tedbirlerin alınması zorunluluğu ortaya çıktı.Boğazın Ege denizine açılan kısmında karşılıklı iki kale daha inşa edildi.bunların masrafları IV. Mehmet'in annesi Turhan Sultan tarafından karşılandı. Kale sadrazam Köprülü Mehmet Paşa kontrolünde Mimar Mustafa Ağa ile Frenk Ahmet Paşa�ya yaptırıldı. 1657 yılında yapımına başlanan kaleler 1659 yılında tamamlandı. Anadolu yakasındakine Kumkale, Avrupa yakasındakine ise Hakaniyye diğer adı ile Seddülbahir kalesi denildi. Almanya tarafından Osmanlı devletine verilen iki geminin Goeben ve breslav�un Rus limanlarını bombalaması ile Almanya yanında savaşa giren Osmanlı devleti ilk saldırısını 3 Kasım 1914 tarihinde alır.  3 Kasım günü Seddülbahir kalesi 2 adet 280/22 lik 2 adet 260/22 lik 2 adet 240/22 lik top 2 adet 3,7 mm. Uçaksavardan oluşan bir ateş gücüne...

SEVİMLİ PATİLER/KEDİ VE KÖPEKLERİN AĞIZ HAS

SEVİMLİ PATİLER/KEDİ VE KÖPEKLERİN AĞIZ HAS |  görsel 1
SEVİMLİ PATİLER/KEDİ VE KÖPEKLERİN AĞIZ HAS |  görsel 2
<iframe width="650" height="360" frameborder="0" src="http://hasat55.web.tv/embed/rzfzzipcfxs/1/0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe> Hayvanlar, insan hayatında çok önemli bir yere sahip. Özellikle hayvan sevgisinin çocukların kişisel gelişimlerindeki katkısı yadsınamaz bir faktör. Çocuklara sorumluluk bilinci kazandırılması ve merhamet duygusu aşılanması için hayvan bakımı önemli olduğu kadar hayvanların uygun ortamlarında gerekli özen ve hassasiyet ön planda tutularak bakılması da önem kazanıyor. Hayvan bakımı konusunda da cevaplanması gereken pek çok soru var. Örneğin, çocuklar hangi yaşlarda evcil hayvanla tanıştırılmalı, evcil hayvan olarak hangi hayvanlar seçilmeli, hayvanların bakımı nasıl yapılmalı gibi. Biz tüm bu sorularımızı ve daha fazlasını Bayrampaşa Belediyesi Sağlık İşleri Müdürlüğü Veterinerlik İşleri Birimi’nde görev yapan Veteriner Hekim Tayfun Nasuhbeyoğlu’na sorduk… Çocukları kaç yaşından itibaren bir evcil hayvanla tanıştırmalıyız? Küçük yaşta ya da yeni doğmuş birkaç aylık çocukları bir evcil hayvanla tanıştırmak doğru olmaz, ama çocukların kendi sorumluluğunu yerine getirecek kadar bilinci kazandığı 5-6 yaşları bunun için uygun olabilir. Tabi ki öncelikle çocukların bakabileceği tarzda hayvanları seçmek önemli. Bu anlamda belki muhabbet kuşu olabilir ya da aile bireylerinden biri akvaryum balığı bakıyorsa ona yardımcı olması sağlanabilir. Burada hedef çocuğa sorumluluk bilinci aşılamak. Sonuçta hayvan bakımı sırasında çocuk bir canlıyla diyalog içinde oluyor, onun yemesiyle, bakımıyla ilgileniyor. Bu noktada ona ciddi anlamda bir sevgi ve merhamet duygusu da kazandırmış oluyoruz. Yani özetle 5-6 yaş belli hayvanlarla...

TARIM MAKİNALARI/BURDUR-SÜT SAĞIM İŞLET

TARIM MAKİNALARI/BURDUR-SÜT SAĞIM İŞLET |  görsel 1
TARIM MAKİNALARI/BURDUR-SÜT SAĞIM İŞLET |  görsel 2
İnsanın Ben Yapısı ( Eğitim Psikolojisi; Prof.Dr. İbrahim Ethem Başaran; 2005,51).   Yukarıda verilen; Kişiliği oluşturan Özellikler ve İnsanın Ben Yapısı diyagramlarından da şu sonucu çıkarmak olasıdır; İnsan kişiliği bulunduğu yaş dönemine göre de değişiklik gösterir. Yönetim doğuştan gelen bir yetenek olmadığı kanıtlanmıştır. Öyle ise yaş dönemlerinde kazanılan kişilik davranışları yönetimdeki rol etkisini de kapsamaktadır. Değişik yaş dönemlerinde kazanılan psiko-motor davranışlar; yönetilme ve yönetmede en önemli etkendir. Hülasa 8-9 yaş grubundaki bireyi askeri eğitim vermek o bireylerin dönem itibariyle göstermesi gereken psiko-motor davranışlar ile çelişki göstermektedir. Recep ÇİMENCİ-2006       IV. BÖLÜM   Sonuç: Kişiliklerin farklı boyutlarda yönetimdeki etkileri:   Transandantal Meditasyon Ve Tm-Sidhi Program İle Yaşlanmanın Geriye Döndürülmesini Belirten Bilimsel Araştırmalar Grafiği  NOT: (+) ve (-) işaretleriyle belirtildiği gibi aşağıdaki bütün etkenler yaşlanma süreci ile bozulma göstermektedirler.   İşaretlerle belirtildiği gibi TM ve TM-SİDHİ programının sonucu olarak her olguda yaşlanma sürecinin geriye döndüğü gözlenmiştir. Yaşlanma ile olağan TM ile değişiklikler gelişmeler Kan basıncı-diastolik (+) (-) Kan basıncı-sistolik Kardiovaskıler etkinlik (+) (-) Fizyoloji : Beyin kan akımı (-) (+) Vital kapasite (-) (+) Maksimal solunum kapasitesi (-) (+) Duyma eşiği (+) (+) Duyma ayırımı (-) (-) Yakın görme uzaklığı (+) (-) Homeostatik toparlanma (-) (+) EEG Alfa gücü (-)(+) Serum kolesterol konsantrasyonu (+) (-) Hemoglobin konsantrasyon (-) (+)   Biyoloji: Strese ...

YÖRÜKOĞLU/İZMİR-YÖRÜK ŞENLİKLERİ

YÖRÜKOĞLU/İZMİR-YÖRÜK ŞENLİKLERİ |  görsel 1
YÖRÜKOĞLU/İZMİR-YÖRÜK ŞENLİKLERİ |  görsel 2
<iframe width="650" height="360" frameborder="0" src="http://hasat55.web.tv/embed/vjr258szwkw/1/0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe> YÖRÜK NE DEMEK? YÖRÜKLERİN TARİHİ GEÇMİŞİ...     YÖRÜKLER  Anadolu ve Rumeli’de göçebe olarak yaşayan, geçimlerini hayvancılıkla sağlayan ve mevsimlere göre ova veya yaylalarda kurdukları çadırlarda oturan Oğuz Türklerine verilen ad. Bunlara, Türkmenler adı da verilir. “Cesur, muhârip, iyi yürüyen, eli ayağı sağlam” gibi mânâları ifade eden “Yörük” kelimesi yerine, “yürük” kelimesi de kullanılır. Umumî olarak konar-göçer hayat yaşayan bütün topluluklar için kullanılan bu isim, daha çok göçebe Oğuz boyları için alem (özel isim) olmuştur.   On birinci yüzyılda Orta Asya’dan göç eden ve göçebe hayat yaşayan Oğuzlar, İran’dan geçerek,Malazgirt Zaferi'nden sonra Anadolu’ya geldiler. Burada da eski hayat tarzlarını aynen devam ettirdiler. İlk zamanlar Türkmen adıyla anılan Oğuzların bir kısmı yerleşik hayata geçti. Anadolu’nun İslâmlaştırılıp Türkleştirilmesi sırasında, Oğuz boyları, Anadolu’nun her tarafına yayıldı. Bir kısmı yerleşik hayata geçerek Türkmen adını aldı, bir kısmı da göçebe hayatını sürdürüp Yörük ismiyle anıldı. Anadolu Selçukluları ve beylikleri dönemlerinde, Yörüklerden, askerî güç olarak faydalanıldı. Selçuklular ve Osmanlılar, Yörükleri sistemli bir şekilde toprağa yerleştirmeye çalıştılar. Orhan Gâzive Yıldırım Ba...

Çocuk Alerjileri ve Tedavisi, Canım Doktor`da

Çocuk Alerjileri ve Tedavisi, Canım Doktor`da |  görsel 1
Çocuk Alerjileri ve Tedavisi, Canım Doktor`da |  görsel 2
<iframe width="650" height="360" frameborder="0" src="http://hasat55.web.tv/embed/o1yoeeuirgs/1/0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe> En geç Mayıs'ta her şey çiçek açmaya başlar, giderek daha güneşli ve sıcak havalar bizi dışarı çıkartır. Ama elbette aynı zamanda bahçede de yapılacak, otları ve zararlı bitkileri temizlemek gibi daha çok iş vardır. Burada Mayıs ayında yapılacak işler hakkında bazı ipuçları ve hileler bulabilirsiniz.  Bahar ekimleri sırasında, nadiren de olsa hala dondurucu geceler olabileceğini unutmayın. Dondurucu geceler Mayıs ayının ortalarında (Almanya’da) Saints Pancras, Servatius, Bonifatius ve Sophia’ya adanmış günlerde görülebilir. Almanya’da bunlara “buz azizleri” denir çünkü son asır boyunca bu gecelerde sık sık geç don görülür. Geleneklere göre bahar havası ancak “Soğuk Sophie” (15 Mayıs) geçtikten sonra kalıcı olarak ısınır. Bu, meteoroloji terimlerinde artık geçerli değil ama Mayıs soğuk dönemleriyle bizi hala şaşırtabilir. Bu nedenle çoğu yaz çiçeği ve domates gibi soğuğa karşı hassas sebzeler dışarıya ancak Mayıs sonuna doğru çıkarılır.  Domatesler için toprağı hazırlarken boynuz unu uygulayabilirsiniz. Domates herekleri de toprağa yerleştirilir. Sonunda fideler hazırlandığında, domatesleri derine ve biraz meyilli olarak en alttaki yaprak filizine kadar dikin. Bu, gövdenin ek kökler oluşturmasını sağlar.  Delikler ve yırtıklar bulunan özel naylonlar ya da kumaşlar bitkilerinizi soğuktan korumak için uygundur; bitkilerin nefes almasını sağlarlar. Soğuktan koruyucu bu malzemeler tarhların köşelerine taş ya da tahtalar ile tutturulur ve gündüzleri sulama sırasında kaldırılır. ...

5. MEVSİM - MİGREN İÇİN MANYETİK ALAN TEDAVİ

5. MEVSİM - MİGREN İÇİN MANYETİK ALAN TEDAVİ |  görsel 1
5. MEVSİM - MİGREN İÇİN MANYETİK ALAN TEDAVİ |  görsel 2
<iframe width="650" height="360" frameborder="0" src="http://hasat55.web.tv/embed/ldeafdze56c/1/0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe> Organik Tarım Nedir? Organik tarım tarımsal üretimin sentetik gübre, tarım ilacı, hormon ve genetik yapısı modifiye edilmiş organizmalar (GMO), antibiyotik, insektisit, pertisit, katkı maddeleri gibi kimyasallar kullanılmadan yapılmasını amaçlayan bir tarım sistemidir. Organik tarımda ürünün ekilmesinden tüketiciye ulastırılmasına kadar tüm aşamalar: yetiştirilmesi, toplanması işlenmesi ambalajlanması, korunması, depolanması kimyasal yöntemler kullanılmadan yapılır. Organik Tarım Yapılacak Arazinin Özellikleri:   Konum: Karayolları Genel müdürlüğü ağındaki ana yollara en az 1 km mesafede olmalıdır. Ağır sanayi tesisleri, reaktörler, hidrolik ve termik enerji santralleri, maden işletmeleri ve toplu kentsel atık alanlarına en az 3 km mesafede olmalıdır. Çevre kirliliğinden şüphelenilen alanlarda organik tarım yapılması uygundur raporu alındıktan sonra üretim yapılabilir.   Toprak: Toprağın fiziksel, biyolojik, kimyasal yapısı bozulmamış olmalıdır. Organik tarım için kullanılacak toprakta 2 yıl boyunca kimyasal gübre, ilaç kullanılmamış olması gerekir.   Organik Tarım Yöntemleri:   1.Tohum Seçimi: Ekilecek tohumun genetiği değiştirilmemiş, biyolojik özellikte , organik tarım yöntemiyle üretilmiş olması gerekir. Melez veya hibrit tohumlar organik tarımda kullanılabilir.   2.Fideler: Kullanılacak fideler organik tarım yöntemiyle elde edilmiş tohumlardan veya ana fidelerden elde edilmelidir.   3.Bitki Besleme ve Toprak Islahı: Toprağı...

ÇİFTÇİNİN SESİ/TOPRAK ANALİZİNİN ÖNEMİ

ÇİFTÇİNİN SESİ/TOPRAK ANALİZİNİN ÖNEMİ |  görsel 1
ÇİFTÇİNİN SESİ/TOPRAK ANALİZİNİN ÖNEMİ |  görsel 2
<iframe width="650" height="360" frameborder="0" src="http://hasat55.web.tv/embed/2gzts1y4lna/1/0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe> TARIMSAL SULAMA Tüm canlılarda olduğu gibi  bitkilerde yaşamlarını sürdürebilmeleri için suya ihtiyaçları vardır.Bitkiler tarafından alınan su köklerle topraktan alınır. Bitkilerde alınan suyun bir kısmı bazı bileşiklerin yapımında ve fotosentez için kullanılır.Bir kısmı ise terleme yoluyla atmosfere verilir. Bitkilerin yetişme mevsimi boyunca ihtiyaç duyduğu su miktarı düzenli ve yeterli miktarda yağışla karşılanabiliyorsa sulama gereksizdir.Ancak kurak ,yarı kurak ve nemli bölgelerde bu durum genel olarak gerçekleşmez.   Ülkemiz ,Doğu Karadeniz Bölgesi hariç kurak ve yarı  kurak bir bölge içerisindedir.Bu nedenle sulama tarımda çok önemli olup verimi artıran en önemli faktörlerdendir.Sulama verimi;bitki,toprak,kullanılan sulama yöntemi,iklim ve çiftçi koşullarına bağlı olarak 1ve 5 kat arası artırılabilmektedir. SULAMA YÖNTEMİNİ BELİRLEYEN FAKTÖRLER: Sulama yönteminin seçimi önemli bir konudur ancak bu konu birbirine bağımlı ve bağımsız birçok faktör etkilidir.Bunlar: 1_TOPRAK ÖZELLİKLERİ 2_TOPOGRAFYA 3_SU KAYNAĞI VE KALİTESİ 4_BİTKİ TÜRÜ 5_EKONOMİ 6_BİTKİ ÖZELLİKLERİ 7_TARIMSAL FAALİYETLERE UYUMLULUK Bu faktörler sulamanın yöntemini belirleyen faktörlerdir.bunların yanı sıra bu faktörler sağlandıktan sonra bunlar üzerinde uygulanacak olan çeşitli yöntemler vardır. SULAMA YÖNTEMLERİ Sulama yöntemleri 3 ana başlık altında toplanabilir. 1_YÜZEY SULAMA YÖNTEMLERİ 2_BASINÇLI SULAMA YÖNTEMLERİ 3_YÜZEYALTI (SIZDIRMA_SUBSURF...

Sitene reklam al

Sitene reklam al |  görsel 1
Sitene reklam al |  görsel 2
    Merhabalar sitenize reklam almak ve para kazanmak istediniz tek yapmanız gereken adhood reklam verene kayıt olmak bu programda kesin kazanc var tıklama ve video gösterim üzerinden ücretlendirmeler yapıyor video gösterimlerinde 1 ila 3 kruş video reklam tıklandığında ise 15.krş olarak gelir elde edersiniz diğer kazanc şekli ise bildiğimiz barner kullanacaksanız barner örnevi aşşağıda bunların tıklama geliri 10.krş tabi bu zamanla artış göstermekte adhood reklam kullanacaksanız ve bir siteniz yoksa ne yapacaksınız alan adı olmayan blogları kabül etmediği icin hemen web.tv.com aboneliği önerim böylece kaydınız otomatikmen oluşur istediğiniz blog yada sitede reklamlarınız oynar ve siz para kazanırsınız web.tv.için abonelik altaki link barnerde lütfen ziyaret edin teşekkürler bol kazançlar dilerim    NOT:Video reklamları üsteki örnekte olduğu gibi oynatılmakta .. <_script /><_script /> Buraya kadar reklam barnerleri ve video reklamlarından bahsettik birde link dağıtım paylaşım sistemi hakkında bilgi verelim adhood sayfanızda size sosyal medyada paylaşmanız için özel link reklamları veriliyor bunları kullandığınız sosyal medya kanallarında paylaşın linkiniz tıklandıkca para kazanın aşşağıda örnekler verdim  <script type="text/javascript" src="http://app.winwords.adhood.com/145739,125,125"></script>   http://ycnt.in/8we6t4   http://ycnt.in/8jf9ka   <a href="http://ycnt.in/8we6t4" target=" blank"> Dostlarınıza MUHTEŞEM bir dünya sunmak ister misiniz? </a> <a href="http://ycnt.in/d1071d" target=" blank"> Yeni Yıl hediyemiz %10 u kaçırmayın. İndirim kodu : 2016-10 </a> <a href="http://ycnt.in/w8p4z2" target=&q...

TARIMA DAİR-BURSA/KESTANE YETİŞTİRİCİLİĞİ

TARIMA DAİR-BURSA/KESTANE YETİŞTİRİCİLİĞİ |  görsel 1
TARIMA DAİR-BURSA/KESTANE YETİŞTİRİCİLİĞİ |  görsel 2
<iframe width="652" height="480" frameborder="0" src="http://hasat55.web.tv/embed/bdrubkwfui6/1/0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe> Zeytin Hastalık ve Zararlıları İle Mücadele Zeytin, ülkemiz ekonomisinde en önemli ilk on tarımsal ürün içerisinde yer alıyor. Zeytinyağına ve salamuraya işlenebilmesi nedeniyle tarıma dayalı sanayi sektörünün ve ihracat sektörünün de önemli ürünlerindendir. Peki ülke ekonomisi ve sağlık açısından bu kadar önemli olan zeytin yetiştiriciliğinde karşılaşılan önemli hastalıklar ve zararlılar nelerdir? Hastalık Belirtisi: Bakteri, krem-yeşil renkteki canlı ur ve siğillerde bulunur. Ur ve siğiller bir taraftan da fazla ışık ve ısının tesiri ile koyu kahverengi, çatlamış ve tepesi çökük bir görünüm alır. Bu şekildeki ur ve siğillerde hastalığı yapan bakteri ölür ve hastalık yapamaz. Yıllık sürgünlerde yaprak, çiçek ve meyve dökümü sonucu açılan yara yerlerinde oluşan siğiller küçük, yuvarlak ve süngerimsidir. Hasat sırasında sırık vuruğu, dolu yarası ve budama hataları nedeniyle oluşan yaranın şekline göre, urların büyüklükleri de değişmektedir. Don çatlaklarında meydana gelen urlar ise çatlaklar boyunca dalı sarmış olarak görülür. Genç sürgünlerdeki yaprak, çiçek ve meyve dökümü sonucu oluşan yaralarda siğiller meydana gelir ve dallar çıplak bir görünüm alır. Hastalığın Görüldüğü Bitkiler: Zeytin ağacından başka, zakkum, leylak, mersin, kurtbağrı, sarı yasemin ve dişbudak bitkilerinde zarar yapar. Mücadele Yöntemleri Kültürel Önlemler: Zeytin d...

BİR BİLENE SORUN/TARIMDA ALTERNATİF ÜRÜN

BİR BİLENE SORUN/TARIMDA ALTERNATİF ÜRÜN |  görsel 1
BİR BİLENE SORUN/TARIMDA ALTERNATİF ÜRÜN |  görsel 2
<iframe width="652" height="480" frameborder="0" src="http://hasat55.web.tv/embed/lnbgopjwuc6/1/0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe> Buğdayda 30 milyon ton üretim hayal değil TZOB Başkanı Bayraktar, sulanabilir 8,5 milyon hektar alanın 2,4 milyon hektarının, sulama yatırımları tamamlanamadığı için sulanamadığını belirterek, “Sulama yatırımlarımızı tamamlayamadığımız için tarımsal alanlarımızın önemli bir bölümünü nadasa ayırıyoruz" dedi. Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, buğdayda 30 milyon ton üretimin hayal olmadığını bildirerek, “buğdayda ekim alanları, yeniden 9,4 milyon hektarın üzerine çıkarılabilir. Bu rakama ulaşılırsa, üretim 26-27 milyon tonu bulur. Verimde yüzde 10'luk bir artış halinde üretim 30 milyon tona dayanır. Bu potansiyel ülkemizde var" dedi. ÜRETİM ATAĞINA GEÇİLMELİ Bayraktar, ekimi büyük ölçüde tamamlanan buğdayla ilgili yaptığı açıklamada, Anadolu'nun en önemli bitkisel ürünü buğdayda yeni bir üretim artışı atağına girişilmesi gerektiğini belirtti. ABD, Fransa, Kanada, Almanya, Avustralya gibi gelişmiş ülkelerin aynı zamanda büyük buğday üreticileri olduğunu vurgulayan Bayraktar, sulama olanaklarının artması ve üretimin yeterli olması dolayısıyla buğdaydan diğer ürünlere bir yönelme olduğuna dikkati çekti. Buna rağmen, ülkemizde hala tarımsal üretim yapılabilecek büyük alanlar bulunduğunu bildiren Bayraktar, şunları kaydetti: EKMİYORUZ, NADASA BIRAKIYORUZ! “Halen teknik ve ekonomik olarak sulanabilir 8,5 milyon hektar alanın 2,4 milyon hektarını, sulama yatırımları tamamlanamadığı için sulayamıyoruz. Sulama yatırımları bir an önce tamam...



{{iceriktam}}