Komik lerrrrrrrrr

2011-05-29 00:37:00

-Sakin beni takip etme! Ben de kayboldum! -Karar vermekte zorluk mu çekiyorsun? -Hmm… Hem evet, hem hayir -Çocuklar dövmek içindir! Sevmek için hayvan besleyin! -Gizlilikte bir haktir. Yasamak gibi; korumazsan kaybedersin! -Bana bes milyon borç verebilirmisin? –Tabii! DÜN gel veriyim! -Düsün ve hepimizi sok et böylece! ; ] -Ekrem burdaydi… -”Dogru degil! Ben hiç burda olmadim! Normaller tehlikelidir! -Baskalarinin bilgisiyle bilgin olsak bile, ancak kendi aklimizla akilli olabiliriz! -En kuvvetli gölge, nerde en çok isik varsa ordadir. -Düsünmeden ögrenmek, yitirilmis bir emektir. -Otelimizde hamam böcegi bulunmaz! Fareler onlariyemistir! -Çiçekleri kopartmayin, onlari kökünden sökün! -Okusaydim adam olacaktim, simdi milyarderim! -Ey yükselen nesil!!!! Inin len asagi! -Ayakkabinin kallesi, ayagi arkadan vurur! Devamı

Bir suskuda kilitliyim..

2011-05-31 00:20:00

Bizi bizden başkası zaten ayıramazdı. Bize bunu bizden başkası yapamazdı. Ah be sevgili ; hamdım belki ama piştim yandım. Zaten beni senden başkası yakamazdı. [ Hz. Mevlana ] Devamı

Play Racing Games - Play UPHILL RUSH

2011-05-29 18:31:00

Description of Uphill Rush game: Race your bike, truck, quad or skateboard over hills and obstacles and finish each level without falling. Devamı

Yusufi imzanı at: “teveffeni müslimen”

2011-05-31 06:25:00
Yusufi imzanı at: “teveffeni müslimen” |  görsel 1

Yusufi imzanı at: “teveffeni müslimen”   Yağmurlarla ağlıyor yalnızlığına… Yokuşlarda yoruldu yüreği… Melal akşamlarda hüzün içiyor… Araf yollarda avare yürüyor yıllardır… İkilemlerle ilerliyor Kaf dağının ardındaki sevgiliye kavuşmak için… Arıyor ağlıyor, ağlıyor arıyor… Savruk sinesinden sarı sonbahar dökülüyor toprağa… Hicran damlıyor ümit bulutlarından… Acı çiçekler açıyor avuçlarında…   Yıllar yüreğinde yırtık bırakarak yol alıyor… Ne kışta, ne yazda… İlk ve sonbaharı soluyor seherlerde… Sevinçlerine çiğ yağdı, kırağı kırdı çiçeklerini… Baharlar bekliyor bağrı, uzak iklimlerden esen meltemlerle serinlemek istiyor sadrı… Selim kalple sabır ağacına dayanıp şükretmek diliyor… Kalp toprağına düşecek hikmet meyveleri bekliyor o ağacın altında… Sevgiye dost olmuşken sevgili gelmese de olur… şefkat yoksunu aşk kalp doyurmuyor, neylesin sönük sözleri… Serap sevgiler, firak acılar demek… “ Bütün firaklardan gelen feryatlar aşkı bekadan gelen ağlamaların tercümanıdır” Evet, aşk vardır; bekaya… Bekaya bakar kalp, değişmeyen daimi güzele meftun… Ağlama gönül, neyle yesin gidip kaybolanları… Araf yollar, avare yıllar biter bir gün… Yıkanmış yürekle yürürsün aklın aydınlattığı yolda… Vuslat içer şifa sadır… Sen her şeye yakın, her şey sana yakın… Uzak uzaktır sana… Anlamamak ve anlaşılmamak yoktur artık… Küllerin kâinata savrulmuştur, kâinatsa kalbinde kayıp… Yağmurlar yine yağar ıslatmaz, rüzgârlar yine eser savurmaz… Savruk değilsindir, kök salmışsındır kâinatın kalbine… Yine yürürsün yollarda dönüp de arkana bakmadan… Arafta avare değilsindir, yaranını bulmuşsundur; Ya Rahman… Ya Rahim… Ya cemil… Ya Vedud… Rahmet seni ebede namzet etmişken, neyle yesin geride kalanları… Yunus yüreğinle “kalanlara selam olsun” der yürürsün… Kör kuyularda korunmuş, arınarak yükselmişsindir Azizliğe… Kuyudaki yalnız Yusuf değilsindir, kardeşlerin sevgiyle sarmış, Yakubi şefkat kuşatmıştır… Zirve dekeyken aziz bir... Devamı

Aşkın Sessizliği - Silence of Love (2011)

2011-05-15 12:57:00

Strasbourg’ta geçen film, Alessandro isimli italyan bir adamın yaşadıklarını anlatıyor. 15 yaşındaki asi kızı ve anarşist kardeşi ile ilgilenmekten kendine zaman ayıramayan Alessandro, hayatına yeni giren insanlarla farklı bir yaşam olduğunu da anlar. Orjinal isim: Tous les soleils Gösterim tarihi:29 Temmuz 2011 Yönetmen:Philippe Claudel Oyuncular:Stefano Accorsi , Neri Marcorè , Clotilde Courau , Lisa Cipriani , Anouk Aimée , José Luis Roig , Xavier Boulanger , Aude Koegler , Philippe Rebbot , Marie Seux , Margot Lefevre , Jean-Marie Holterbach , Patricia Joly , Emilie Gavois-Kahn , Fayssal Benhamed , Senaryo:Philippe Claudel , Dili: Fransızca, Ülke: Fransa. Yılı: 2011 Süre: 105 dk Türü: Komedi Devamı

Koğuş - The Ward (2010)

2011-05-14 07:53:00

Güzel ama problemli genç bir bayan olan Kristen (Amber Heard), kendini her tarafı kesikler içinde, yaralı bereli bir halde bulmuştur. Uyuşturucu bir maddeyle kendinden geçmiş olan Kristen, uzakta bir akıl hastanesine götürülmektedir. Tamamen aklını kaybetmiş bir halde hastaneye alınan genç kadının buraya neden getirildiğine dair en ufak bir fikri yoktur. Geçmişiyle ilgili hiçbir şey hatırlamamaktadır. Emin olduğu tek şey burada güvende olmadığıdır. Kendisi gibi rahatsız dört kadınla aynı koğuşta kalan Kristen, bir süre sonra olayların pek de göründüğü gibi olmadığı fark eder. Havada gizem kokusu hakimdir. Geceleri hastane karanlık ve kasvetliyken Kristen garip ve korkunç sesler duyar. Bu sesler yalnız olmadıklarının habercisidir. Koğuş arkadaşları yavaş yavaş ortadan kaybolmaya başlarken Kristen, bu cehennem azabından kurtulmanın bir yolunu bulmalıdır. Aksi takdirde o da kurbanlardan biri olacaktır. Kaçmak için çabaladıkça, tahmin edilemeyecek kadar korkunç ve tehlikeli hakikat ortaya çıkacaktır. Gösterim tarihi:03 Haziran 2011 Yönetmen:John Carpenter Oyuncular:Amber Heard , Lyndsy Fonseca , Danielle Panabaker , Jared Harris , Mamie Gummer , Mika Boorem , Laura-Leigh , Sean Cook , Sydney Sweeney , Milos Milicevic , Jillian Kramer , Sali Sayler , D.R. Anderson , Susanna Burney , R.J. Hampton , Senaryo:Michael Rasmussen , Shawn Rasmussen , Müzik:Mark Kilian , Dili: İngilizce. Ülke: ABD. Yılı: 2010 Süre: 88 dk Türü: Korku, Gerilim ... Devamı

senden çok şey öğrendim..

2011-05-19 16:39:00

  Ellerimi açıp yalvarmayı öğrendim. Döktüklerimi toplamayı öğrendim. Kırdıgım kalbin parcalarını birleştirmenin kolay olmadığını,birleştirmeyi basarsam bile eskisi gibi ışıldamayacagını öğrendim. Gece yastıgımlayken vicdanımla yüzlesmeyi ögrendim. Kime ne kadar değer vermem gerektiğini ögrendim. Kıymet bilmeyi,sevgi denen o kutsal şeyin sokaktan toplanmadığını öğrendim. Çılgınlıklarımı,bagırıp cagırmalarımı,kızgınlıklarımı sevdiğin ugruna içine akıtmak gerektiğini öğrendim. Güven ve saygı istiyorsan bunları önce kendinde bulman gerektiğini,yasanan kötü deneyimlere sıgınmamayı öğrendim. Masum,sevgi dolu bakan bir çift gözü hayatındaki bircok şeye değişenlerin,duygudan yoksun olduklarını öğrendim. En acısı,bunun ben oldugumu öğrendim.Aynaya baktım.Tanıyamadım beni. Değiştirmiştin.. Diyorlar ya hani ''geri dönmek isteyen sevgili senden daha aptalını bulamadığındandır''  yalan sevgilim,elini havaya kaldırışını bile özlediğimdendir sevgilim.Senden fazlasını ne bulmak istedim ne de bana gülümseyen gözlerini o kaldırımda bıraktım. Tek bişeydi bulamadığım  ''benden daha aptalı''              o yoktu işte.. Devamı

Kahraman Tazeoğlu _ İyi Oldu Gelmediğin

2011-05-21 21:42:00

Bu yol korkaklar için değildir iyi oldu gelmediğin Bu sulardan her babayiğit içemez, Bu köprüden her benim diyen geçemez, iyi oldu gelmediğin Yumuşacık yürek gerek, sevgi kadar derin gözler, inançlı bir bilek gerek iyi oldu gelmediğin.   Sen, bilindik kıyıların sığ sularından açılmadan yaşarsın Sen,okyanus mavisine uzaklardan bakarsın,   Biz, yürüyemeyeceğin kadar uzak, düşleyemeyeceğin kadar renkli, ve berrak bir ülkeye birlikte gidemezdik.     Sen, açık denizlerden habersiz bir balık, yalçın tepelerden uzak bir martısın. Sen, benim için korkak, herkes için heryerdeki insansın. İyi oldu gelmediğin.   Alınmanı istemem, darılman üzer beni, sana yalan söyleyemem. Tabi, hep sevdim seni, sende sığ suları, sende martıları, açık denizden habersiz balıkları, sıradan insanları. Geçemeyeceğin köprüleri, düşleyemeyeceğin mavileri sende korkaklığı sevdim.   Sende sevgisizliği sevdim. İyi oldu gelmediğin...  ... Devamı

Illusion

2011-05-12 09:12:00

      Eski bir sevdadan kurtulmusum Artik butun kadinlar guzel Gomlegim yeni, Tiras olmusum, Sulh olmus, Bahar gelmis, Gunes acmis, Sokaga cikmisim,insanlar rahat, Ben de rahatim.   ... Devamı

İzmir'den mi kalktı Kore'ye gemi,

2011-05-20 22:24:00

Birleşmiş Milletler Kararıyla; 1950 Yılında, Güney Kore'ye yardım amacıyla, General Tahsin Yazıcı komutasında 5.000 kişilik Türk Tugayı da Kore'ye gönderilmiştir.Kore'ye ulaşan Türk askeri kendini çatışmanın içinde buldu. Mançurya sınırına yakın bir yer olan Kunuri'de, süngü muharebesi ile, bölgenin yabancısı olmasına rağmen efsâneler yarattı. Şehitler verildi, yaralananlar oldu. Üç yıl süren Kore Savaşı sonunda evlerine dönemeyenlere ağıtlar yakılmıştır. Anadolu'nun birçok yöresinden olduğu gibi, Emirdağ'dan da Kore'ye gidip de dönemeyenlerden birisi de Balişoğlu Eyüp Can'dır. Eyüp Can'ın şehit olması üzerine bir yakını aşağıdaki ağıdı yakar. Ağıtta, Türk askerinin Kore'ye gitmesini anlâmsız bulan Anadolu kadını, bunu "Kore senin vatanın mı, yurdun mu?" şeklinde ifâde ederken, O'na "Kırk belikli gelin almaya" ve "Yerine kardeşi Abdil'i göndermeye râzı olacağını" belirtir. İzmir'den mi kalktı Kore'ye gemi, Gemi gurban olam getir Eyüb'ü, Çok ağlattın anan ile Baliş'i, Kore senin vatanın mı, yurdun mu? Gayıbıdın oğlum şehit oldun mu? Şubeye vardım da künyen okundu, Emirdağ'ı başımıza yıkıldı, Dostumuz ağladı, düşman bakındı, Dön gel oğlum dön gel kurban oluyum, Sana kırk belikli gelin alıyım. Köprüden ağrında gel bir görüyüm, Görüyüm de gadın oğlum ölüyüm, Apdil'i yerine vesek veriyim, Bir günüm doğar da bir günüm batar. Kore dağlarında aslanım yatar. Kardeşinin şehit olması üzerine bacısı Zehra'da uzunca bir ağıt yakar. Ancak, ağıdın aşağıdaki mısraları hâfızada kalmıştır. Ağıtta; günlerce süren Kore yolculuğu "ç... Devamı

Aşk Baştan Sona Gönül işidir. Pervanenin Seyreğlediği Işıktır.

2011-05-19 01:10:00
Aşk Baştan Sona Gönül işidir. Pervanenin Seyreğlediği Işıktır. |  görsel 1

Aşk Baştan Sona Gönül işidir. Pervanenin Seyreğlediği Işıktır.   Aşığın hali, mum ışığının etrafında dönen pervaneye benzer. Işık, pervaneyi, yani küçük kelebekçiyi yakıp yandırmaktadır. “Şem’i gör kim yanmadan yandırmadı pervaneyi” der, Fuzuli. Pervane içten içe yanan mumun ışığına vurgundur. Bir an ona yakın olabilmek için etrafında divane olup dururken, çember git gide daralmaya başlar. Pervanenin cesareti ve şevki, özlemini kamçılayan her mesafe, mumun alevine dokunma ve sıcaklığını duyma isteğini kamçılar. “ Biraz daha,biraz daha yakın olayım” derken sonunda kanadını ateşe kaptırır. Ateşe karışan aşkı, vücudunu küle döndürür. Yandıkça aşkın hakikatine varır, Mecnun’un Leyla’sında ilahi aşkı bulduğu gibi… Pervanenin aşkla seyre daldığı mum, ilahi nurdur ki bu ışık, Hak aşkını arayan salik’in kalbini aydınlatır. Aydınlattıkça yakar, yaktıkça irfana ulaştırır; dış dünyaya Allah’ın nazarıyla baktırır. Aşığın gönlünde aşk ateşi, ruhunun hicranını alıp götürür. Nereye baksa sevgiliyi görür. Aşkıyla aydınlatmaya çalışır ahını, hicranını. Hiç uyumaz, sevgilini adı dilinde, gözü kapıda vuslat anını bekler. Aşkı, vadiye benzeten Feridüttin Atar, “Bu vadiye düşen kor ateşler gibi yanar” der. “ Aşık, susuz kalıp çöllerde hararetle koşan, koştukça, yanan bir alevlenip yükselen kimsenin haline benzer. Aşık, işin sonunu düşünmez. Aşk baştan sona gönül işidir”… “Aşk nedir?” diye sordular Mansur’a. “Üç güne varmaz görürsünüz, sabredin bekleyin” dedi. Önce kollarını ayaklarını kestiler. Her bir uzvu aşk içinde inledi. Bedenini astılar; o, yine “aşk” diye sızladı. En sonunda yakıp küllerini nehre saçtılar. ... Devamı

afrikalı çocuğun şiiri...

2011-05-17 00:18:00

Dogdugumda Siyahtim. Büyürken Siyahtim. Günese Çiktigimda Siyahtim. ...Korkunca Siyahtim. Hastayken Siyahtim.. Öldügümde Hala Siyahim.. Ve Sen Beyaz Çocuk... Dogdugunda Pembesin Büyürken Beyazsin. Günese Çiktiginda Kirmizi. Üsüdügünde Mor. Korktugunda Sari. Hastayken Yesil. Öldügündede Gri'sin. Sen simdi bana renklimi diyorsun ? Devamı

muson yağmurları ve heyelan

2011-05-16 00:13:00

Akşamdan kalma,güneş tenime vuruyor karanlıklar kaçıyor sokak aralarından yanlız bırakıyorlar ; korkuyorlar gerceklerden, senden saf ve temiz sevginden. Akşamdan kalma,ovuşturuyorum gözlerimi avucumda kan.. meger siyanurler kafa bulmuyormuş insan. Akşamdan kalma gazete kağıtları ısıtıyordu bedenimi.. yavaş ve usulca uyanmadan önce içmiştim kezzapla tuz ruhu rus kokteylini.. gezdirdi karanlık bir hayal bedenimde elini.. sanırsın öldürmek isteyen bir melek eli dolaşıyor cenini.. günlerce çözemediğim sorunun paydasındaki sıfır.. gecelerimi karartan çamurlu yolun rugan ayakkabısı. .olmuştu bana sönen mumun karartısı. Akşamdan kalma arnavut kaldırımlar ezilmişliği çağırıyor, eğilerek kulağıma birşeyler diyor anlamsızca konuşmaya anlatmaya. gücü yettiğince çalışıyor içindekini kusmaya. Akşamdan kalma devrilen efesler kesmiyor artik nefesimi.. şişelerden sen yapmak vermiyor saf mutluluk potresini. şiiittt şitttt duyuyormusunuz!! bir an her şey sustu ışıklar söndü etraf karanlığa büründü. beynim durdu. Tek senden çıkan son nefes kulağımda "hayır yapma! " ölüm artık bir adım daha yakın.. bir adım daha büyük ve gerçek! son adim son nefes son ses.. " Herşey ikimiz için daha güzel olacak"       ... Devamı

Seyit Onbaşı........................

2011-05-14 00:07:00

Seyit Onbaşı, Media Player Vatan Şiirleri, Çanakkale Şehitleri Şiirleri, Media Player Çanakkale Şiirleri, Sesli Çanakkale Şehitleri Şiirleri SEYİT ONBAŞI Çanakkale Savaşı, savaş değil, bir destan, Adını tarihlere yazmış, Seyit Onbaşı. Adım başı şehitlik, dört bir taraf kabristan, Şühedaya kaç mezar kazmış, Seyit Onbaşı.   Düşman gözünü dikmiş, memleketin bağrına, Kaç bin şehit verilmiş, bir hilâlin uğruna, Peygamber cevap vermiş, feryadına çağrına, O ne büyük sevdaymış, hazmış, Seyit Onbaşı. Topların gürültüsü inletirken gökleri, Birbiriyle çarpışmış, mermi çekirdekleri. Rabb’im mucizelerle göstermiş gerçekleri, O ilâhi müjdeyi sezmiş, Seyit Onbaşı. Kızıl kıyamet kopmuş bataryada bir anda, Parçalanmış bedenler, hâl mi kalır insanda? Böyle bir mukadderat görülmemiş cihanda, Bir an sanki hayattan bezmiş, Seyit Onbaşı. Mecidiye tabyası, sanki kalkmış yerinden, İki damla yaş düşmüş, Seyit’in gözlerinden, Ya Rabb! Diye haykırmış, bir ah çekmiş derinden, Bilinmeyen esrarmış, gizmiş, Seyit Onbaşı. Bulunduğu batarya almış derin bir yara, On altı şanlı yiğit, karışmış topraklara, Vinci kırılmış topun, çalışmıyor makara, Kafasında bir plan çizmiş, Seyit Onbaşı Düşman geçmiş geçecek neredeyse boğazı, Ya Allah, Ya Bismillah deyip etmiş niyazı, Belki de arşa kadar yükselmişti avazı, O ne kadar hoş sedâ, sözmüş, Seyit Onbaşı. Merminin ağırlığı, iki yüz on beş okka, Boğazın kaderiyse, kalmıştı, en son şıkka, Ellerini kaldırmış, aşk ile dönmüş Hakka, Sorunu imanıyla ç&ou... Devamı

Cahiliye toplumunu kimler oluşturur?

2011-05-11 13:51:00
Cahiliye toplumunu kimler oluşturur? |  görsel 1

Cahiliye Toplumunun Genel Yapısı CAHİLİYE TOPLUMUNU KİMLER OLUŞTURUR? Cahiliye kavramı, "cahil" kelimesinden türeyen ve Kuran'da bildirilen anlamıyla Allah'ı gereği gibi tanımayan, O'nun sonsuz gücünü ve sıfatlarını gereği gibi takdir edemeyen, İslam dininde var olan doğrulardan, insanlara sunduğu üstün ahlak ve karakter yapısından, manevi değerlerden habersiz olan toplumları tanımlar. Din ahlakının gerçek anlamda yaşanmadığı her topluluk "cahiliye toplumu" olarak nitelendirilebilir. Bu tarz topluluklar ilk bakışta birbirlerinden tamamen farklı ve zıt yapılar sergileyebilirler. Bu gibi kişilerin giyim tarzları, alışkanlıkları, zevkleri ve konuşma üslupları kendilerine has olabilir. Ancak temel felsefeleri ve inançları ortaktır. Bu toplulukların her biri, Allah'ın dinini görmezlikten gelen ve bizi yaratanın Allah olduğunu anladıkları halde, O'nun belirlediği şekilde yaşamayan insanlardan oluşur. Bu insanlar Allah'ın dinini unutup yerine kendi batıl dinlerini oluşturmuşlardır. Bu batıl dinler temellerini Allah sevgisi yerine dünya sevgisi üzerine kurmuşlardır. Allah'ın rızasını kazanmak yerine insanların beğenilerini ve takdirlerini kazanmaya çabalarlar. Allah'a şükretmek ve yalnızca O'ndan yardım dilemek yerine, insanlara minnet duyup onlara bağımlı tavırlar geliştirirler. Yine tüm gücün tek sahibinin Allah olduğunu unutarak, yalnızca O'ndan korkmak yerine insanlardan ve onların koydukları kurallardan korkar olmuşlardır. Ancak cahiliye toplumu denince akla sadece Kuran ahlakından tamamen habersiz insanlar gelmemelidir. Bu insanların bir kısmı hak dini çok yakından tanıdıkları halde yine de içerisine düştükleri bu cehaletten çıkamazlar. Bu kimseler Allah'ın emrettiği bazı ibadetleri uyguladıkları halde, Kuran ahlakını ve mümin karakterini yaşamaya yanaşmazlar. Bunun nedenleri ise bu kimselerin temelde kalplerini Allah'a bağlamamış olmaları ve bilinçaltlarında ahiretten kuşku içinde olmalarıdır. Dünyaya duydukları sevgi, Kuran dışı karakterler geliştirme... Devamı

kül yuttum!

2011-05-11 00:37:00

Kelimelerden cümle yaptım, cümlelerle mezarımı kazdım. Kıymığı battı bazı sözlerin ellerim gözyaşı kanadı. Şikayet ettim ayrılık tanrısına, bu şekilde olmamalı sevdalıklar. böyle acıtmamalı dedim. arada da olsa görebileyim onu, kısıtlı saatlerde tüttürebileyim dedim. Eski acılarımı peşine saydı. yerine yeni mutsuzluklar ve acılar verdi. Bir zamanlar birini çok seven, bir o kadarda özleyen biriydim.    bazıları kendi aralarında aşık olduğumu bile iddia ederlerdi. Şimdi ise yeni acılara katlanması gereken,ucu yanarken küllüğe bırakılmış izmarite döndürüldüm. Telefonum her çaldığında umutlarım uyudukları yerden kalkıp içime sızdılar. Çoğu yanlış numaraydı arayanların. Karşı taraf telefonu kapatırken sırıtıyor sandım, sonra umutları alıp şarapla suladım. Hepsi iyice sarhoş olduktan sonra ben seni aradım,sana şiirler yazdım. Operatörden gelen; "Şiir yazdığınız kişiye şu anda ulaşamıyor, kendisi şiirlerinize şu an kapalı yada kapsama alanınız dışında " mesajlarına bağırdım.! Balkona çıktım, rüzgar vardı, sana ait birşeyler aradım. Sana emanet ettiğim yalnızlığım çıktı içinden. Mutfağa gidip yalnızlığımın üzerine iki yumurta kırdım,yedim. mideme oturdu. Tuvalete gittim,diz üstü çöktüm taşların üzerinde, kustum.. Yumurtalar çıktı içimden, yalnızlık kaldı. Tuvalette kusamayacağımı anlayınca, yalnızlığı, kağıtların üstüne boşalttım. Konusu aynı olan şiirleri rüyalara bastırdım, bir kaç saat beklettikten sonra güzel düşler bulaşmış yerlerini yedim. Ve bende rüyaya yattım. Kafiyeli rüyalar gördüm, koca dalgaların arasından tek başıma sıyrıldım. Uyandım, sensizliğin se... Devamı

GÖNLÜM AŞKINI SAYIKLAR...SIRRINI SIR GİBİ SAKLAR...

2011-05-08 15:46:00

    İki elif miktarı uzat acılarımı, Ne gelirse senden boynum kıldan ince, Madem ki seni sevmek, çile çekmek, Seni sevdiğimin kanıtı olsun; dağlanmış bir yürek.   Elifle başlamadıysam hiç bir sözümü 'be'ye geçirme, Bütün hayatım senin aşkınla dolsun, Madem ki seni bulmak, kendini kaybetmek, Kaybolduğumun kanıtı olsun; ölü şehirlere göçmek.   Elif, Lam, Ra... Olsun tüm sırlarım ifşa, Gönlüm yalnız senin sevdanı saklasın, Madem ki seni bilmek adını sayıklamak, Adına kurban olduğumun kanıtı olsun; her gece ağlamak.   Elif, Lam, Mim... Günahkar titrek ellerim, 'Elif Elif ' diye diye senden seni isterim, Madem ki sana varmak,dikenli yollar geçmek, Vuslatımın kanıtı olsun; kevser suyundan içmek...                              ... Devamı

YARIN İÇİN YAPILACAK EN MUHTEŞEM PLAN, BUGÜNÜ DOLU YAŞAMAKTIR...

2011-05-06 15:14:00

     Esas görevimiz geleceğin olup olmayacağı belirsiz olaylar içinde kaybolmak değil.. ., bugün elimizden geleni yapmaktır.  Bugününüze, dünün acılarını, yarının endişelerini sızdırmayınız . Bugünün yüküne, yarının yükünü eklemek en sağlam omuzları bile çöktürür.  Unutmayın; yarınınız bugündür. Yarın, bugün ektiğinizi biçeceksiniz.  Öyleyse bırakın hiç bir şey ekmeden ne biçeceğinizi düşünmeyi.  Sadece ekmeği düşünün.  Yarın karşınıza çıkacak, nasıl olsa bugündür.  Bugün bir adım atamayan adamın yarın nasıl koşacağını düşünmesi  ona üzüntüden başka bir şey vermez.   Hayatımız kum saati gibidir.  Binlerce kum tanesi kum saatinin boğumundan teker teker geçer.  Üç-beş kum tanesini aynı zamanda geçirmek için saati kırmak gerekir.  Evet hergün yapmak zorunda olduğumuz yüzlerce iş var . Bu işleri kum taneleri gibi, teker teker yapmalıyız. Yoksa çökeriz.   Bahçemizdeki güllerden zevk alacağımız yerde  hayalimizdeki gül bahçelerinde dolaşıp duruyoruz. Bugünü, dün ve yarın gibi iki sert taşın arasında ezmemeyi öğrenmeliyiz. Geçmiş ile geleceği kafesinden çıkartmayın ki sizi parçalamasın . Bugünü yaşamaya bakın.  Yarın için yapılacak en muhteşem plan bugünün iyi yaşanmasıdır Devamı

HAYATI DOLU DOLU YAŞAMAYI ,DAİMA MUTLU OLMAYI SEÇİYORUM,,,,

2011-05-07 01:06:00

    HERKES İÇİN BİRAZ MUTLULUK     Jerry, çevresindekilerin çok sevdiği insanlardan biriydi. Keyfi her zaman yerindeydi. Her zaman söyleyecek olumlu bir şey bulurdu. Hatta bazen etrafındakileri çıldırtırdı bile.   Bu adam, bu halde bile nasıl iyimser olabiliyor? Birisi nasıl olduğunu sorsa; “Bomba gibiyim” diye yanıt verirdi hep.. “Bomba gibiyim.” Jerry bir doğal motivasyoncuydu...   Yanında çalışanlardan biri, o gün, kötü bir günündeyse, Jerry yanına koşar, duruma nasıl olumlu bakılacağını anlatırdı.   Bu tarzı fena halde düşündürüyordu beni... Bir gün Jerry’ye gittim. Anlayamıyorum dedim.. Nasıl olur da, her zaman, her koşulda bu kadar olumlu bir insan olabiliyorsun... Nasıl başarıyorsun bunu?   Her sabah kalktığımda kendi kendime Jerry bugün iki seçimin var: Havan ya iyi olacak, ya kötü.. derim. Havamın iyi olmasını seçerim. Kötü bir şey olduğunda gene iki seçimim var: Kurban olmak, ya da ders almak.   Ben başıma gelen kötü şeylerden ders almayı seçerim. Birisi bana bir şeyden şikayete geldiğinde, gene iki seçimim var.. Şikayetini kabul etmek ya da ona hayatın olumlu yanlarını göstermek. Ben hayatın olumlu yanlarını seçerim.   Yok yahu, diye protesto ettim. Bu kadar kolay yani? Evet.. Kolay dedi Jerry.. Hayat seçimlerden ibarettir. Her durumda bir seçim vardır. Sen her durumda nasıl davranacağını seçersin. Sen insanların senin tavrından nasıl etkileneceklerini seçersin. Sen havanın, tavrının iyi ya da kötü olmasını seçersin... Yani sen, hayatını nasıl yaşayacağını seçersin!..   Jerry’nin sözleri beni oldukça etkiledi. Onu, uzun yıllar görmedim. Ama, hayatımdaki talihsiz olaylara dövünmek yerine, seçim yapmayı tercih ettiğimde hep onu hatırladım.   Yıllar sonra, Jerry’nin başına çok tatsız bir şey geldi. Soygun için gelen hırsızlar, paniğe kapılıp, Jerry’yi delik deşik etmişler... ... Devamı

Sitene sanal sus ekle

2011-05-07 20:38:00

Sitene ekle Sitene ekle Devamı